İzmir Lokma

izmir lokmaİzmir lokma tatlısı yapımının basitliğinden olsa gerek bütün dünyada şu veya bu şekilde imal edilen bir tatlıdır. Ülkemizin de pek çok yerinde üretilen bu tatlı Ege bölgesinde bilhassa İzmir ve çevresinde oldukça fazla imal edilmekte ve tüketilmektedir. Hatta bu yüzden İzmir lokması diye de adlandırılmaktadır.

İş yeri açılışlarında, mevlitlerde, sünnetlerde, asker eğlencelerinde kısaca büyük mutluluk ve üzüntülerde lokma dağıtmak bir gelenek haline gelmiştir. Lokma tatlısını tanıdık tanımadık başka insanlarla paylaşan hayırseverin memnuniyetini gözlerinden okuyabilirsiniz. Hayır işi olduğu için dağıtan kişi kaliteli ve sağlıklı bir ürün istemesi en doğal hakkıdır. Kaliteli ve lezzetli bir lokma yiyen insanın yapacağı dua da içinden gelerek olmaktadır. Bu saylar içerisinde en kaliteli malzemeler ile sağlıklı üretim yapan firmalar yer verdik.

Burada müşteri dönüşleri oldukça ciddiye alınmakta ve var olan şikâyet ve memnuniyetler değerlendirilmektedir. Lokmanın üretim ve dağıtımında bir aksaklık çıktı mı, çıktı ise nasıl giderildi, lokma lezzeti ve kalitesi nasıldı, personelin misafirler karşı ilgisi, güler yüzlülüğü nasıldı gibi değerlendirmeler sürekli yapılmaktadır.

İzmir lokma döktürmek isteyen insanlar bu sayfalarda İzmir’in en kaliteli ve ekonomik firmalarının bulunduğunu akıllarından çıkarmasınlar. Lokma döken ve dağıtan insanların güler yüzlü bir şekilde son derece pratik olarak gerçekleştirecekleri üretime hayran kalacaksınız. Gelenek ve görenekler ışığında dini kurallara uygun insan ilişkilerinde güler yüzlü ve anlayışlı bir firma ise aradığınız yapmanız gereken sadece buradaki numaralardan birisi ile iletişime geçmektir.

Sizin düşünmeniz gereken tek soru nerede ve ne zaman lokma dökülmesi olmakta geriş kalan her şeyi firmalarımız halletmektedir. İzmir lokma kültürü firmalarımız sayesinde daha da uzun süre yaşayacak ve gelecek nesillere de bu gelenek aktarılacaktır.

İzmir Lokma Firması Satış Stratejileri

1980’ler sanayi Türkiye’si için çok sayıda zor senaryo ortaya çıkarmıştır. Birçok işletme, iş olanaklarında belirgin bir düşüşe ve dünya ölçeğinde rekabetin keskin bir artışına tanık olmuştur. Bu da Pazar olanaklarının daralmasıyla ve birçok şirket için büyük bir tasarruf gereğiyle sonuçlanmıştır. Başka işletmeler ise, yeni olanakların patlama yaptığına, çabucak yükseldiğine ve aniden düştüğüne tanık olmuşlardır. Yeni bir Pazar olanağı yakalayıp bu pazara etkili bir şekilde nüfuz eden, sonra da başarısını çabucak törpüleyen bir rekabetle karşılaşmaksızın ağırlıklı konumunu sürdüren çok enderdir. İzmir lokma sektörü de bu gelişmelerin dışında tutulamaz.

2020 yılına geldiğimizde, öngörülü organizasyonlar sürekli güçlüklerle dolu bir pazarla karşılaşacak ve bunların üstesinden gelmek için stratejiler geliştirecektir. Önümüzdeki on yılda başarılı olabilmek için örgütlenmelerin çeşitli sağlam nitelikler geliştirmeleri ve bunları sürekli hale getirmeleri gerekecektir. Satış yöntemlerini yenileştirmek kritik sorun haline gelecektir. Güçlenmek ve güçlü kalmak için örgütlenmelerin satış ağlarını bütün hedeflerde optimum pazarı kapsamak üzere düzenlemeye, bunu da rasyonel bir maliyet çerçevesi içinde yapmaya ve yeni olanaklar ortaya çıkıp eski pazarlar sürerken, önceliklerin etkili ve çabuk bir şekilde yeniden saptanmasına izin veren esnek bir düzenlemeyi sürdürmeye ihtiyaçları olacaktır.

Farklı Stratejiler

Türkiye endüstrisi üzerine tezlerden birsi şirketleri uzmanlaşmaya, yuvalar yaratmaya, ürünlerini rekabetten uzaklaştırmaya teşvik eder ve şirketlere satış güçlerinin boyutlarını iki misline çıkarmayı önerir. Birinci önerinin tartışılacak tarafı yoktur. Günümüzde sanayicilerin çoğu, pazarı dilimlere ayırmanın başarı için mutlaka gerekli bir strateji olduğunu kabul etmektedir. Saçma atışı pazarlaması –tek bir geniş açılı yaklaşımla olanaklı bütün hedefleri vurmaya çalışmak – karlılığı tahrip etmekten başka bir işe yaramaz. Fakat kimileri ikinci öneriye itiraz edebilir. Bu önerinin ekonomik bakımdan gerçekleştirilemez olduğunu söyleyebilir.

Ne var ki, satış gücünü ikiye hatta üçe katlamak, bu yazıda gösterileceği gibi, hiç de gerçekleştirilemeyecek bir şey değildir. Gerçekte bu, İzmir’de lokmacı şirketin büyük bir başarıyla uyguladığı bir satış kanalı stratejisinin özünü oluşturmaktadır. Bu stratejinin anahtarı, hedef yuvaların her birinde değişen bir maliyetle size uzmanlık kazandıracak olan, dikkatle düzenlenmiş bir bağımsız satış örgütlenmeleri ağının geliştirilmesidir. Sihirin sahneye çıktığı yer şurasıdır: Bağımsız satış organizasyonu kullandığınızda, satışlar artıncaya kadar hiçbir doğrudan satış masrafınız olmaz.

Dolayısıyla, şimdiki durumda çeşitli yuvalara satış yapmak için tek bir bağımsız ağ kullanıyor da olsanız doğrudan bir satış gücü kullanıyor da olsanız yuva stratejilerinizi uygun hale getirmek ve böylece hedeflenen bütün dilimleri yoğun bir şekilde kapsamak için satış kanallarınızı nasıl dilimlere ayıracağınız üzerine açık seçik bir plan sağlayacaktır.

İzlenecek Yol

Bu yazının büyük bölümü, bağımsız İzmir lokma satış organizasyonlarını yıllarca kullanmış, fakat elde edilen sonuçların her nedense yeterince iyi olmadığını hisseden şirketlere seslendik. Bu şirketler, kendilerine eleştirici bir gözle bakmalarını sağlayacak, bütün hedeflere en iyi şekilde nüfuz etmelerini engellemiş olan kilit konuları tanımlayan, sonra da satış kanallarının düzenlenişini birbirini izleyen mantıksal adımlarla daha yüksek bir konuma getiren kapsamlı bir süreç bulacaklardır.

Böylece bu şirketlere bağımsız bir satış organizasyonu ile nasıl hakkettiklerinden çok daha fazla zaman kazanacaklarını gösterecektir. Böylece firmalara önlerindeki stratejik ve taktik sorunlarla baş edebilecek bir satış organizasyonu kurmak için sistematik bir yaklaşım sağlayacaktır. Daha geniş ve daha etkili bir şekilde kullanılan bağımsız satış organizasyonları, çok fazla rekabet içeren bir çevrede bu başarıyı sağlamanın önde gelen araçları olabilir.

Genel Gidişat

Tarihsel olarak, Türkiye endüstrisi ürettiği malları doğrudan satış organizasyonları yoluyla – yani ücretlerini kendi ödediği satış elemanları kullanarak – satmıştır. Bugün bile, satışların nakit olarak belki yüzde seksene varan büyük kısmı doğrudan satış güçleri tarafından yapılır.

Bu rakamlar insanı yanıltabilir. Nakit olarak en büyük satış hacimleri en büyük şirketlere aittir ve bunlar elbette doğrudan satış ekipleri kurmaya yatkın şirketlerdir. Bunların satış hacimlerinin büyük olması, hedeflenen bütün pazarları ve coğrafi bölgeleri yoğun bir şekilde kapsamak üzere yeterli sayıda doğrudan satış elemanı kullanmak için kaynakları olduğu anlamına gelir. Ülkedeki büyük şirketlerin çoğu doğrudan satış yapar.

Karın Arttırılması

Fakat şirketlerin(kar merkezlerinin demek daha doğru bir ifade olur) toplam sayısına baktığımızda, bunların yarıdan fazlasının, ya tamamen ya da kendi doğrudan satış güçleriyle birlikte bağımsız satış organizasyonları kullandığını görürüz. Bu eğilim son yıllarda giderek artmaktadır. Tüik, 1975’de bir önceki yıl üreticilerin yüzde ellisinin ya tek başına ya da kendi satış organizasyonlarının tamamlayıcısı olarak bağımsız satış temsilcileri kullandığını bildiriyordu.

1981’de bu eğilimin artmakta olduğu görüldü. Bütün işaretler, bu artışın 1980’lerin ikinci yarısında da sürdüğünü ve üreticiler bağımsız temsilcilerin avantajlarını gördükçe ve bunların eşsiz yeteneklerinin şirketin ihtiyaçlarına tam olarak nasıl uyarlanabileceğini anladıkça, 1990’larda da süreceğini göstermektedir. Asıl olarak, şirket(ya da daha büyük bir organizasyon içindeki kar merkezi) ne kadar küçükse, bağımsız satış temsilcileri kullanması da o kadar muhtemeldir. Bağımsız satış temsilcileri kullanmanın sayısız avantajlarını iki temel alanda toplamak olanaklıdır: Düşük maliyet ve esneklik. Birçok işletme, kendi personelini çalıştırıp eğitmek ve kendi özgül pazarlarının tümünde satış büroları oluşturmak yerine, zaten var olan bir satış organizasyonuyla anlaşmayı belli bir rakam düzeyinde daha verimli bulmaktadır.

Bugün birçok sektörde firmaların bir tek satıcısının yıllık çıplak maliyeti seksen bin liradır. Bazı satıcılarınki daha da yüksektir ve bunlar sabit giderlere dahildir. Kazançları satıştan sonra komisyon şeklinde ödenen bağımsız temsilcilerin işletmelere maliyeti ise üretim yapana kadar sıfırdır.

izmir lokma